|
TARİHÇE
Tarih boyunca
Narman sırasıyla Namirvan, İd (Bayram) ve Narman adlarıyla
anılmıştır. Bilindiği üzere Anadolu bir medeniyetler merkezi
görünümünde olduğundan Narman da bu istila ve işgaller neticesinde
çeşitli medeniyetlerden nasibini almış bir yerleşim merkezidir. Bu
cümleden hareketle Narman tarih boyunca sırasıyla Urartu, Kimmer,
Saka, Med, İskit ve Perslerin hakimiyeti altında kalmıştır.
Medlerin hakimiyeti İskit ve Saka Türkleri tarafından M.Ö. 714
yılında yıkılmıştır. Daha sonra bölge dolayısıyla Narman tekrar
Medler ve Perslerin istilasına uğramıştır. Bu işgal M.Ö 64 yılına
kadar devam etmiş olup, bu tarihten sonra Roma İmparatorluğunun
eline geçmiştir. Roma İmparatorluğu M.S 395 yılında ikiye
ayrılınca Kuzey doğu Anadolu bölgesi ve Narman Bizans sülalesine
bırakılmıştır. Bizans idaresi M.S. 503 yılında Sasanilerce son
verilmiştir. Sasanilerin hakimiyeti ise M.S.642 yılında Müslüman
Araplar tarafından yıkılmıştır. Bu tarihten sonra ilçe Emeviler
ve Abbasiler Hükümranlığında kalmış olup, kısa bir aradan sonra
tekrar Bizanslılar tarafından işgal edilmiştir. Bölgedeki Bizans
hakimiyeti M.S. 1071 tarihinde Türklerin Anadolu’yu fethiyle
birlikte Selçuklu Devleti topraklarına katılmıştır. Selçuklu
hakimiyetinde olan bölgenin idaresi Saltuk Oğullarına verilmiş
olup, Yönetimi Saltukoğlu beyleri tarafından yürütülmüştür.
M.S. 1243
Tarihinde bölge Moğol İlhanlı istilasına uğramış olup, M.S. 1335
tarihinde Karakoyunluların , M.S 1469 yılında Akkoyunluların ve
M.S. 1473 yılında ise Otlukbeli Muharebesi ile Osmanlı
hakimiyetine girmiştir. Bu tarihten sonra Osmanlı hakimiyetinde
kalan Narman zaman zaman İran ve Rus istilalarına maruz kalmış,
Ancak; kısa süreli ve yağmalama, talan şeklinde olan bu istilalar
kısa süreli olmuş hakimiyet ve idare Osmanlıların elinde
kalmıştır. Ancak Rusların 1826 ve 1856 yıllarında ve daha sonra
yürütmüş oldukları büyük Kafkasya emelleri doğrultusunda bölgemiz
ve dolayısıyla ilçemiz Kafkasya’dan göç eden muhacir Türklerin
gözde yerleşim merkezlerinden birisini oluşturduğu tarih
araştırmacıları tarafından bildirilmektedir. Zaten bölge ve ilçe
halkının çoğunluğunun kökenini Ahıska muhacirleri oluşturmaktadır.
1877 – 1878 (93
Harbi) Osmanlı Rus savaşı döneminde Rusların Kars ve Erzurum’u
işgali sırasında Narman 8 ay işgal altında kalmış Rusların geri
çekilmek zorunda bırakıldıktan sonra Erzurum’u terk edip, Kars
Ardahan ve Batum’a dönmeleri sırasında Narman bu işgalden
kurtulmuştur. Ve Rus sınırı ile Osmanlı sınırı Narman sınırları
ile çizilmiştir ve Narman merkezi bu dönemde ordu karargahı bazı
köyleri ise kolordu ve alay karargahları olarak Osmanlı
askerlerini 1878 tarihinden 1915 yılına kadar ağırlamıştır.
1914 yılında
patlak veren I. Dünya Savaşını müteakip Kasım 1915 tarihinde
Rusların şiddetli taarruzları karşısında Narman ve Erzurum tekrar
Rus işgaline maruz kalmıştır. Bu istila Ekim 1917 yılına kadar
devam etmiş Rusların bu tarihte bölgeyi terk etme zorunda
kalmaları neticesinde silah ve mühimmatlarını bölgede bulunan ve
Rus ordusu içerisinde eğitimleri yapılıp bölgeye getirilen çok
sayıdaki Rus asıllı Ermeni asker ve Subaylara terk etmeleri
neticesinde bölgenin askeri hakimiyeti Ermeni çetelerinin eline
geçmiş ve bu tarihten itibaren bölge ve ilçe halkı çeşitli tahkir,
hakaret ve zulme uğratılmaya başlanmıştır.Bu zulüm ve işkenceyi
kabul edemeyen insan onurunu zedeleyen bu tavır ve davranışlarını
kabullenemeyen ilçe halkı top yekun bir hareketle milis kuvvetleri
oluşturarak Ermeni zulmüne son vermek amacıyla milli bir
mücadeleye girişmiştir.
Yapılan bütün bu
hazırlıklar neticesinde 18 Mart 1918 tarihinde şafakla birlikte
büyük bir hücuma kalkan milis güçleri Ermeni komita ve çetelerini
yapılan muharebe ile Narman dan söküp atmışlardır. Bu
muharebelerde çok sayıda şehit verildiği gibi Ermeni işgali
sırasında Ermeni çeteleri tarafından çok sayıda da kadın
kundaktaki bebekler, yaşlılar ve hatta hamile kadınların
karnındaki bebeklere varıncaya kadar süngülenip veya kapalı bir
yerde kurşuna dizilerek insanlar hunharca ve zalimane bir şekilde
öldürülmüşlerdir. Narman işte bu Ermeni zulmünden kurtuluşunun yıl
dönümü olan 18 Mart gününü 1954 tarihinden beri her yıl düzenli
bir şekilde Kurtuluş Şenlikleri ve Bayramı olarak geleneksel bir
şekilde kutlamaktadır. Narman Sasaniler döneminde Namirvan Emevi
ve Abbasiler ile Osmanlılar döneminde bayram günü feth
edildiğinden dolayı bayram manasına gelen İYD (İd ) ve Cumhuriyet
döneminde NARMAN adıyla anılmıştır. Osmanlılar döneminde kısa bir
süre sancak olarak kalan Narman Tanzimat döneminden sonra kaza
merkezi olarak Cumhuriyetin ilanına kadar idari yapıda yerini
almıştır. 1926 Yılına kadar İlçe statüsünde olan Narman, 1926
Yılında Tortum’a gelen Teşkilatı Mülkiye Heyetince düzenlenen
raporla ilçelikten lağvedilmiştir. 88 Köyünden 5 köyü Artvin ili
Yusufeli ilçesine 5 köyü Kars ili Sarıkamış İlçesine, 18 Köyü ve
Çamlıbel (Ardos) bucağı Oltu ilçesine dahil edilerek ilçemizi de
İd Bucağı adı altında 57 Köyü ve Ayyıldız (Pitkir) bucağı ile
birlikte Tortum İlçesine bağlanarak Narman ilçelikten
Lağvedilmiştir. Böylece İlçemiz 1954 yılına kadar Tortum ilçesine
bağlı İd bucağı olarak yönetilmiştir. İlçemizin Belediye Başkanı
İhsan Erdem’in çalışmaları ile 01.06.1954 yılında yeniden ilçe
statüsüne kavuşmuştur.
COĞRAFİ YAPI
Narman Doğu
Anadolu Bölgesinin Kars bölümünde ilin, kuzey doğusunda yer
almaktadır. Erzurum’a iki ana yol ile bağlantısı bulunmaktadır.
Birisi kuzey batı istikametinden 96 Km lik Tortum Erzurum asfalt
kara yolu, diğeri güney doğu istikametinde 105 Km lik Pasinler
Erzurum asfalt ve kısmi (Pasinler Erzurum) arası duble kara
yoludur.
Kuzeyde,
Kuzeydoğu- Güneybatı istikametinde uzanan Karga pazarı dağları ile
güneyde, Kuzeydoğu, Güneybatı yönünde uzanan Güllü dağları
arasındaki havzada kurulmuştur. İlçe toprakları yönetim açısından,
doğusunda Kars iline bağlı Sarıkamış, Batısında Tortum, Kuzeyinde
Oltu, Güney ve Güneydoğusunda Horasan ve Hasan kale ilçeleri ile
sınırlı bulunmaktadır. İlçenin yüzölçümü 1275 Km2 dir. Deniz
seviyesinden yüksekliği 1640 metredir. İlçe merkezi çevresindeki
dağ kütleleri arasında yer alan Çoruh nehrinin başlangıç vadisinde
kurulmuştur. İlçeye bağlı köyler ise çevredeki yüksek dağ
kütlelerinin eteklerine serpilmiştir.
NÜFUS YAPISI
2000 Yılı genel
nüfus sayımına göre ilçe merkezi 9100 köyler 18590 genel toplam
olmak üzere 27690 nüfus mevcuttur. Nüfusun % 3’ü esnaf % 4’ü
memur % 93’ü tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. Bu kesimde
büyük oranda gizli işsizlik mevcuttur.
İlçenin
tamamında ana dil olarak Türkçe kullanılmakta olup nüfusun 2000
yılında %92 ‘si okuma yazma bilmekte iken Eğitime destek projesi
neticesinde Kaymakamlık ve Halk Eğitim Müdürlüğü çalışmaları ile
bu oran 2004 yılında % 99 ‘a ulaşmıştır.
|